AKLINIZDA OLSUN - AMATÖR GÖRSEL SANATLAR

asaiso.oneasaiso.one

asaiso.oneasaiso.one

asaiso.oneasaiso.one

İçeriğe git
  • Makine Seçimi
Makine seçimi yapmadan önce, makineyi hangi amaçla kullanacağınızı bilmeniz ve ona göre seçmeniz gerekir.
Dijital makine alırken dikkat etmeniz gereken en önemli, nokta mega piksel(yani çözünürlük) özelliğidir. Piksel sayısı ne kadar büyük olursa görüntü kalitesi o kadar yüksek olur.

  • Fotoğraf Makinesinin Tutulması
Fotoğraf çekimi sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli noktaların başında net bir görüntü elde etmek gelir. Net bir görüntü elde etme aşamasının en başında fotoğraf makinesinin tutuluşu özel bir önem taşır. Eğer kompakt, SLR ya da DSLR (dijital SLR) tipi bir makine kullanıyorsanız ve uzaktan çekim yapacaksanız tutma yerini sağ elinizle kavrayın ve makine gövdesi veya objektifi sol elinizle destekleyin ve dirseklerinizi hafifçe gövdenize dayalı tutun. Bu pozisyon size, fotoğraf makinenizin ayarlarını sol elinizin baş ve işaret parmağı ile daha rahat yapabilme imkânı verecek, sağ elinizle fotoğraf makinenizi hareket ettirmeden makineyi sarsmadan deklanşöre basmanızı sağlayacaktır.

Diz çökerek çekim yapmanız gerekirse destek sağlamak için dirseğinizin birini dizinize dayayın. Yavaş enstantanelerde makinenin tabanını uygun bir yüzeye dayayın veya tripot (üçayak) kullanın. Yere yakın çekimlerde ise ağırlığınızı iki dirseğinize eşit olarak dağıtarak uzanın. Gerekirse fotoğraf makinenizin altına çanta vb. destekleyici malzemeler kullanın. Uygulayacağınız bu kurallar size fotoğraf makinenizi hareket ettirmeden net fotoğraflar çekebilme imkânı sağlar.




  • Konu Seçimi
Fotoğrafın ilgi çekiciliğini, konu, mekan ve obje seçimi, kompozisyon ve teknik bilgiler oluşturur. Bu nedenle mekan ve konu belirlerken bakış açınızı da iyi seçin. Fotoğrafını çekeceğiniz konuyu nasıl görmek istediğinizi düşünün. Sabit bir konunuz varsa (bina, ağaç vb.) etrafında biraz dolaştıktan sonra en iyi açıyı bulmaya çalışın. Perspektif hatalarını hesaba katmayı unutmayın.

  • Hayvanlar
Fotoğrafları göz seviyesinden çekin. Göz göze temas, insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da bir bağ oluşturur. Bu durumda, sıcak ve samimi fotoğraflar çekebilmek için hayvanınızın göz seviyesine eğilin. Hareketli resim çekebilmek için yüksek enstantane değerlerini tercih edin; ancak yüksek örtücüden az ışık gireceği için ışığı ya diyaframla ya da yüksek ASA değeriyle kontrol edin. Hareketin hangi noktada gerçekleşeceğini planlayarak o noktaya odaklanın. En doğru anı yakalayabilme şansınızı artırmak için çok sayıda fotoğraf çekin (DSLR makinalarda peş peşe fotoğraf çekim seçeneğini kullanabilirsiniz)

  • Portreler
Portre çekimlerinde 85 – 135 mm arası objektiflerin kullanılması idealdir. Uzun odaklı bir objektif, geniş açılı objektife göre yüz hattı oranlarının daha uyumlu olmasını sağlar. Portre çekiminde içeride, dışarıda veya stüdyoda olsun çevre direkt olarak konuyu etkiler. Portre fotoğraflarında, kişilerin yaşadıkları çevrenin de kadraja dâhil edilmesi gerekebilir. Bu durumda kadrajda genellikle 2/3 oranında portreye yer verilmelidir. Portre fotoğraflarının çekiminde göz hizası en iyi görüş açılarındandır.




  • Mimari
Mimari fotoğrafın amacı, yapıları değişik amaç ve yaklaşımlar doğrultusunda belli estetik değerlere göre fotoğraf karesine aktarmaktır. Eğer çekilecek olan yapı tarihi bir yapı ise sadece yapıya odaklanabiliriz. Ancak okul, ev, köprü gibi özel bir yapı çekeceksek daha çok yapının işlevselliği ve kullanım amacına dönük fotoğraflar çekilmeli, yapının unsuru olan insanlar fotoğrafa dahil edilmelidir.
Mimari çekimlerin hemen hepsi tripod(üçayak) üzerinde çekilmelidir. Durağan sahnelerde düşük hızlı ASA kullanılırken, insanların hareket ettiği sahnelerde yüksek ASA kullanılmalıdır.

Genel olarak konunun uzmanı olmayanların mimari fotoğrafçılık için yararlanabileceği en kullanışlı objektif, yaklaşık 28-70 mm (35 mm makineler için) bir objektiftir.

  • Manzara
Manzara fotoğrafçılığı, sadece kırsal alan çekimleriyle sınırlı kalmayan çok geniş kapsamlı bir konudur. Etkili manzara fotoğrafı çekmek için gözünüzün ışığa olan hassaslığını geliştirmelisiniz. Havanın durumu, mevsimin önemi, mesafe ve görüş açısı, kompozisyonu etkileyen en önemli faktördür. Unutmayın: Doğa çekimlerinde, yaz aylarında sabah 06.30’la 10.00 saatleri arası, akşam ise 16.00’la 20.00 saatleri arası çekim için idealdir. Kışınsa 08.30 ile 11.30 arası, akşam ise 15.00’le 18.30 arası çekime uygundur. Görüş açısı, manzara fotoğraflarında kompozisyon için en önemli elementtir. Aynı manzara, değişik görüş açılarından baktığınız takdirde renklerin ışık yönünün ve biçiminin dramatik olarak değiştiğini görürsünüz.



  • Spor Karşılaşmaları
Hareket halinde bulunan konuları en uygun zamanda ve en uygun örtücü hızıyla çekebilmek önemlidir. Ayrıca kompoziyon ve ışığın kullanımı da büyük önem taşır. Açık havada sporların fotoğraflanabilmesi için 200, 300 veya 400 mm teleobjektifler ya da 100, 300 mm zoom objektifler kullanılmalıdır.



  • İç Mekânlar
İç mekan çekimlerinde, kullandığınız ışığın yetersiz olduğunu düşünüyorsanız, diyaframı açarak yani f değerini küçülterek ışığın fotoğrafa geliş miktarını arttırabilirsiniz. Ancak bu durumda örtücü hızınızı da arttırmalısınız. Bir başka alınabilecek önlem ise ASA değerini yükseltmektir.

  • Dış Mekanlar
Doğal ışıktan yararlanarak yapılan çalışmalarda kompozisyon ve ışığın kullanımı çok önemlidir. Çekeceğiniz objeye göre mekanınızı belirleyebilirsiniz. Dış mekanlarda çektiğiniz nesneler hareketliyse fotoğrafta vermek istediğiniz etkiye göre örtücüyü ayarlamalısınız.

  • Çekim Açısı
Çekim açısı sizin fotoğraf kadrajınızdır. Elde etmek istediğiniz kadraja göre çekim açısı belirlersiniz. Önce yapmanız gereken konuyu kafanızda canlandırmak, daha sonra da o anı yakaladığınızda deklanşöre basmaktır. Belki başlangıçta istediğiniz açıları yakalayamayabilirsiniz ancak bıkmadan fotoğraf çekmeye devam ettikçe oluşturduğunuz kompozisyonların güzelliğini fark edeceksiniz.

  • Ortam Işığı
Fotoğraf çekerken yapay ışıkta çalışıyorsanız ışığın yerini değiştrirerek, doğal ışıkta çalışıyorsanız güneşin yörüngesini takip ederek ışığı kontrol altına alabilirsiniz. Doğal ışıkta çalışırken, elinize makineyi alıp her gördüğünüz nesneyi ışığı hesaba katmadan çekerseniz, çektiğiniz fotoğrafın sonucuna da katlanmak zorunda kalırsınız. Çünkü sadece objeye konsantre olup ışığı göz ardı etmek size olumsuz sonuçlar doğuracaktır.

Öncelikle yapmanız gereken, batı ve doğu yönlerini tespit etmektir. Daha sonra da güneşi takibe alarak objemizi ne kadar aydınlattığına bakmalıyız. Eğer çekilecek olan obje insan ya da hareket ettirilebilir objelerse onların yönüyle oynayarak da ışığa uygun hale getirebiliriz.



  • 1/3 Kuralı (Altın Kesim)
Görüntünün beyinde daha rahat algılanması amacıyla yapılan bu düzenleme konunun kadrajdaki 4 noktadan birine yerleştirilmesiyle ilgilidir.



  • Yalınlık
Fotoğrafta kompozisyonunuza dahil etmek istemediğiniz objeleri çıkarın ki fotoğrafta kaos yaratmasın. Konuyu dikkati dağıtmadan ortaya çıkaracak uygun bir fon seçmelisiniz.

  • Doku
Doğadaki her konu belli bir dokunun bütünleşmiş biçiminden oluşur. Özellikle yanal ışık kullanıldığında bu dokular farklı tadlar verebilir. Paslı demirler, ahşap, boyası kalkmış bir duvar bu çekimler için uygun konulardır.

  • Ufuk Çizgisi
Özellikle manzara fotoğraflarında kadrajda ufuk çizgisinin nereye konacağı sorun size oluşturur. İlk kural şudur: Ufuk çizgisi her zaman kadrajın alt ve üst çizgisine paralel olmalıdır. İkinci kural: Ufuk çizgisi hiçbir zaman ortaya getirilmemelidir.

  • Perspektif
Fotoğrafta derinliğin bir göstergesidir. Aynı hizada sıralanmış kubbeler, sütunlar, bir dizi ağaçlar bize hep derinlik ve perspektif etkisi verir.


  • Ritim, Çizgiler
Doğada en sık gördüğümüz kompozisyon ögesidir. Etkili bir biçimde kullanıldığında çizgiler, gözlerimizle fotoğrafın üzerinde takip edilerek fotoğrafa anlam katar. Üç türlü çizgi vardır; yatay, dikey ve diyagonal. Bunlar fotoğraf içinde duruma göre enerji ve devinim yaratır.

  • Kritik An
Her fotoğrafın bir kritik anı vardır. O anı yakalayıp deklanşöre basmanız gerekir. Örneğin bir oduncunun baltasını kaldırdığı an hareketin ortasıdır. Siz bu anı fotoğraflamak istiyorsanız sizin kritik anınız işte burasıdır.


FOTOĞRAF DEĞERLENDİRMEDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

  • Noise Hatası (Kumlanma)
Fotoğrafta istenmeyen noktacıklardır. Fotoğrafta noise seviyesi yükseldikçe görüntü kalitesi düşer.
           Çözüm: Gerekli olmadıkça yüksek ASA’lar kullanılmamalıdır. Gün içersinde dış mekan çekimi yaparken 100 ya da 200 ASA yeterlidir. İç mekan çekimlerde, loş ortamlarda flaş kullanılmadığı zaman ASA değeri yükseltilir.Bazı durumlarda fotoğrafın belirli bölgeleri yeterli netlik ve keskinliğe sahip olsada fotoğrafta asıl konu net olarak çekilmemiş olabilir. Bu gibi durumlarda kompozisyonun gerekliliğine göre net olması gereken bölge net çekilmemiş ise fotoğraf hatalıdır.

Netlik problemini gidermek için
 Elde çekimlerde fotoğrafınızı sabitlemeden fotoğraf çekmekten kaçının.
 Düşük enstantane değerinde mutlaka tripod kullanın.
 Kaliteli objektifler kullanın.
 Yüksek diyafram değeri kullanın.

  • Paralaks:
Fotoğraftaki nesneler ya da üst kısmı çıkmamaktadır.
          Çözümü: Bu sorun kompakt makinelerde görülür. Yakındaki konularda vizörün gördüğüyle objektifin gördüğünün tamamen aynı olmamasından kaynaklanır. Vizörün içindeki paralaks düzeltme işaretlerine dikkat edin. Ayrıca konuyla resmin kenarları arasındaki boşluğu fotoğraf makinenizin kullanma kitapçığında önerilenden daha geniş tutun. Böylece olabilecek herhangi bir hataya karşı yanlarda pay bırakmış olursunuz.

  • Aşırı pozlandırma hatası:
Görüntüler çok parlaktır ve ayrıntılar sadece gölge alanlarda belirgindir.
             Çözümü: Çok yavaş bir enstantane ya da çok açık bir diyafram buna neden olur. Daha düşük bir diyafram açıklığı ya da hızlı bir enstantane seçin. Bu hata çok sık gerçekleşiyorsa fotoğraf makinenizi bir uzmana gösterin.

  • Az pozlandırma: Görüntüler çok karanlıktır ve ayrıntılar sadece parlak alanlarda belirgindir.
            Çözüm: Çok hızlı bir enstantane ya da çok küçük bir diyafram açıklığı buna neden olur. Daha yavaş bir enstantane daha geniş bir diyafram açıklığı seçin.

  • Parlama hataları: Fotoğrafta ortaya çıkan. Belirgin olmayan bir parlama ya da bir dizi parlak biçim.
              Çözümü: Diyaframın metal yaprakçıklarından yansıyan yoğun ışığın sebep olduğu bu hatayı düzeltmek için objektifin ucuna başlık takın ve kuvvetli parlamaları resmin içine sokmayın.

Flaşlı aşırı pozlandırma: Aşırı pozlandırmaya çok benzer. Tek farkı fotoğrafta sadece sınırlı bir bölge çok parlak görüntü verir.
     Çözüm: Otomatik flaş kullanıyorsanız yanlış ISO ayarı yapmış, konuya gerektiğinden fazla yakın durmuş olabilirsiniz ya da konuya bir yansıtıcı girmiş olabilir. El ayarlı flaş kullanıyorsanız yanlış diyafram ayarı vermiş olabilirsiniz. ISO film ayarını, konunun uzaklığını ve sorunlu yüzeyleri kontrol edin. Diyafram ayarınızı yeniden hesaplayın.

  • Fotoğraf makinesinin sarsılması: Görüntüde hareket eden etmeyen her eleman bulanıktır.
    Çözümü: Bu belki de en çok rastlanan hatadır. Diyafram açıkken makinenin hareket ettirilmesinden ötürü olur. Mümkünse tripotla çekim yapın. Hızlı bir enstantane kullanın. Eğer bu mümkün değilse, daha hızlı bir film kullanın.(ISO,ASA değeri yüksek olan) Fotoğraf makinenizi kurallarına uygun kullanın.

  • Eş Zamanlı Olmayan Flaş: Fotoğrafın sadece bir kısmı aydınlanmıştır.
      Çözüm: Fotoğrafın tam olarak aydınlanması için elektronik flaşın, obtüratörün tamamen açıldığı anda çakması gerekir. SLR’de, kullanım kitabında önerilen enstantaneyi seçmelisiniz. Eğer daha hızlı ayarlarsanız, fotoğrafın sadece bir bölümü aydınlanacaktır. Bu sorun kompakt makinelerde yoktur.


Kompozisyon Kurallarına Uygunluğu
Fotoğrafta kompozisyonunuzun uygun olmasını istiyorsanız aşağıdaki özellikleri dikkate alarak fotoğraf çekmelisiniz:
Belirginlik: Mesajınızın en okunaklı şekilde olması gerekir.
Kritik An: Her hareketin en uygun anı vardır. Bu an, hareketin başlangıcında, ortasında ya da sonunda olabilir.
Sadelik: Fotoğraf, mümkün olduğunca sade olmalıdır.
Denge: Birbirini tamamlayan şekil ve renklerin fotoğrafta dengeli dağılması gerekir.
Hareket: Hareketli nesneleri ya düşük örtücü kullanarak hareketin devamlılığını gösterebilirsiniz ya da yüksek hızlı örtücüyle hareketi dondurabilirsiniz.


Fotoğrafın Fiziksel Özellikleri
 Fotoğrafın fiziksel olarak kullanıma uygunluğu: Fotoğrafın sağlam olması yani, çizik, leke veya kalıcı hasar bulunup bulunmaması
 Hangi format filmle çekilmiş olduğu. 35-roll-plaka, dijital vs.(Kullanılan film veya format fotoğrafın değerlendirilme kapasitesinin bilinmesi anlamında önemlidir. )
 Fotoğraf dijital makineyle çekilmişse çözünürlüğü ve kaydedilme şekli (tiff,raw,jpeg vs.)
 SB-Renkli, pozitif-negatif
 Boyutu:10x15,13x18,18x24 vs.
 Açık koyu ve renk dengesi.(Fotoğrafın az veya çok ışık almış olması onun kullanılabilirliğini etkiler. Aynı şekilde, çekimden kaynaklanan veya zamana bağlı olarak filmlerde görülen renk kaymaları materyalin fiziksel değerlendirilişinde önem taşır.)
 Fotoğrafta rötuş veya montaj: Resim işleme programlarında fotoğraf aslından çok uzaklaştırılabilmektedir. Fotoğrafa müdahalenin olup olmaması dikkat edilmesi gereken bir konudur
 Fotoğrafın orijinal veya röprodüksiyon oluşu

Estetik Özellikler
Çok geniş bir yelpazede değerlendirilebilecek bu konu aşağıdaki maddeler gözetilerek değerlendirilir.
o Belirginlik
o Bakış yönü
o Bakış yüksekliği
o Bakış açısı
o Bakış Uzaklığı
o Sadelik
o 1/3 kuralı veya Oranlar
o Çizgiler
o Denge (Simetrik/Asimetrik)
o Perspektif ve Derinlik
o Hareket
o Tekrarlar (Ritim)
o Işığın kullanımı (Doğal veya Suni ışığın etkili kullanımı)
o Doku
o Vurgu








TELİF HAKLARI

Fotoğraf çekmek güzel zevkli bir iş olduğu kadar sorumluluk gerektiren bir iştir. Çünkü fotoğrafımızda ki her şeyden biz sorumluyuz. Bu konu hakkında yasal yükümlülüklerin neler oluğunun bilinmesi faydalı olacaktır.
Telif hakkının önemini anlamak için telif hakkı kanununun kapsamını ve getirilerini bilmek gerekir. Ülkemizde telif hakları tescilinden sorumlu tek yetkili merci, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı‟na bağlı „TELİF HAKLARI VE SİNEMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ‟ dür.
Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma hâlinde yaptırımları tespit etmektir.

Bu eserler, ilim ve edebiyat eserleri, müzik eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri olarak dört başlık altında ele alınmıştır. Fotoğraf güzel sanat eserleri başlığı altında ele alınmıştır. Bir eseri (fotoğraf gibi) meydana getiren eser sahibinin hakları maddi ve manevi olarak iki grupta toplanmıştır.


Eser sahibinin manevi hakları, eseri kamuya sunmak, yayınlanma zamanı ve tarzının tespiti, eser sahibinin açık izni bulunmaksızın eserde ya da eser sahibinin adında kısaltılma ve değişiklik yapılmaması, eseri adıyla veya adsız olarak yayınlama hakkına sahiptir. Eser sahibi, eseri satın alan kişiden ya da eseri satmak ve sergilemek amacıyla elinde bulunduran galeri sahibinden haklı bir sebep ile geçici olarak yararlanmayı talep edebilir.
Maddi hakları ise, eser sahibinin eserin işleme (uyarlama, manipüle etme) hakkına sahip olması, çoğaltma, yayma ve temsil hakkına sahip olması ve her türlü iletişim araçları ile halka gösterilmesi hakkının eser sahibine ait olmasıdır.
Telif hakkının önemi bu aşamada önem kazanmaktadır. Eser sahibi telif hakkını elinde bulundurması hâlinde yukarıda saydığımız tüm haklara sahip olurken, telif hakkının elinde olmaması durumunda ise tüm bu haklardan mahrum kalacaktır.



Hakk-ı Telif, Edebi Mülkiyet, Güzel Sanatlar Mülkiyeti gibi ifadelerle de tabir edilebilen telif hakkı, “orijinal ya da özgün diyebileceğimiz bir fikrin veya eserin (düşünce ürününün) yasalarla sahiplenilmesini ve korunmasını sağlayan hak” olarak tanımlanabilir. Bu hak sayesinde ortaya konan eser, ancak sahibinin izniyle kullanılabilir ve yayılabilir. Telif hakkı, genellikle belirli bir süre için geçerlidir. Sembolü çember içinde bir "C" harfidir, © harfi üzerinde bulunduğu yaratının telif haklarının korunduğunu belirtir ve ingilizce "copyright" kelimesini ifade eder.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa (FSEK) göre "sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulü" eser olarak tanımlanmaktadır. Özgün ve yaratı ürünü olan her eserde (kitap, beste, bina, mücevher, yazılım, fotoğraf vb.) telif hakkı vardır.
Telif hakları bilim edebiyat, fotoğraf, sanat ve sinema eserleri için yazarın yaşadığı sürece ve ölümünden sonra 70 yıl süreyle geçerlidir. Veri tabanları için ise bu süre 15 yılla sınırlıdır. Ancak veri tabanında yapılan her önemli ekleme ve değişikliklerden sonra bu süre yeniden başlamaktadır.

Telif hakları kamu düzenini sağlamak amacıyla kısıtlanabilmektedir. Örneğin, belirli bir suç işlendiği anda çekilen fotoğraflar sahibinin izni alınmaksızın mahkemede kanıt olarak kullanılabilir. Öte yandan herkesin bilmesinde genel yarar olduğu düşünülen yasa ve yönetmelikler ile resmi konuşmalar telif hakkına tabi değildir. Benzeri bir biçimde, telif hakkı yasaları yayımlanmış eserlerin kişisel eğitim ya da araştırma amacıyla çoğaltılmasına veya eğitim-öğretim amaçlı temsil ve kullanımına izin vermektedir (FSEK, mad. 33-34). Bu tür yayınlar alıntı yapmak, haber vermek ya da röportaj yapmak amacıyla da kullanılabilir.


MODEL SÖZLEŞMESİ


Yasalar gereği habersiz fotoğrafını çektiğiniz model çektiğiniz fotoğraf karelerinden rahatsız olursa sizi mahkemeye verebilir, hakkınızda para ve hapis cezası kararı çıkarttırabilir.
Kimse severek yaptığı bir işten dolayı ceza almak istemez. Hakkınızda cezai işlem başlatılmasını engellemek için fotoğrafını çekeceğiniz, model diye adlandırdığımız şahıslardan izin alınması gerekir. Sergi ya da ticari bir yayın için model çekiyorsanız mutlaka ama mutlaka sadece sözlü izinle yetinmeyin, modelle aranızda müşterek imzanız ve bir tanığında imzasının bulunduğu model sözleşmesi imzalayın aşağıda örneğini gördüğünüz sözleşmeyi kullanabilirsiniz.

SÖZLEŞME HAZIRLAMAK

İki ya da daha fazla kişi arasında yapılan ve koşullarına uyulması yasayla desteklenmiş olan anlaşmalara sözleşme denir. Tarafların birbirine uygun irade açıklamalarıyla yapılan bir hukuki işlem olan sözleşmenin genel olarak belirli bir biçimde yapılması zorunlu değildir. Ama bazı tür sözleşmelerin belirli biçimde yapılması yasalarda öngörülmüştür. Örneğin, taşınmaz malların satış sözleşmesinin resmi biçimde yapılması zorunludur. Sözleşmenin yazılı biçimde yapılması anlaşmazlık durumunda kanıtlamayı kolaylaştırmak için de yararlıdır. İşimizle ilgili sözleşme hazırlarken verilen hizmetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Sözleşme, taraflardan birinin yaptığı bir önerinin karşı taraf ya da öteki taraflarca benimsenmesiyle oluşur. Bir sözleşmede tarafların karşılıklı çıkarları bulunur. Örneğin herhangi bir konu /ürün ile ilgili fotoğraf çekimi yaparken standart çekim fiyatları ve özellikleri sözlü olarak söylenirse sözlü bir sözleşmedir. Müşteri bilgilendirildikten sonra imza karşılığı karşılıklı sözleşme yapılır. Sipariş ürün formu doldurulur. Alınan kapora ve ücret sipariş formunda yer alır. Ürünün tesliminde sorun çıkmaması için gerekli açıklamalar not alınır. Bu durumda sözleşme yapılmış ve sözleşme koşulları yerine getirilmiştir.
Bir sözleşmenin geçerli olması için tarafların sözleşmeyi özgür iradeleriyle ve bilinçli olarak yapmış olmaları gereklidir. Taraflardan birinin zorlanması, korkutulması ya da aldatılması yoluyla yapılan sözleşmeler geçersizdir. Yasalara göre ergin sayılmayanlar, akıl hastaları, çocuklar sözleşme yapamaz. Konusu yasalara ya da ahlaka aykırı sözleşmeler de yapılamaz.
Sözleşmenin taraflarından biri sözleşmede belirtilmiş olan yükümlülüklerini yerine getirmezse karşı taraf mahkemeye başvurabilir. Mahkeme haksız tarafı yükümlülüğünü yerine getirmeye zorlar ya da sözleşmeye uyulmasından doğan zararın ödenmesine karar verir. Tazminat denen bu ödemeye karar verilmesi için zarar gören taraf zararını kanıtlar.



Bir sözleşmede bulunması gereken hususlar
Her sözleşmede mutlaka yer alması gereken bazı hususlar vardır ve sözleşmeler bunları kapsayacak şekilde yapılmalıdır. Öncelikle sözleşme kanunda düzenlenmiş bir sözleşme ise, kanunun bu sözleşmede bulunması gereken bazı unsurları içerip içermediği tespit edilmelidir. Bununla beraber sözleşme hazırlama tekniğine dayanarak, hazırlandığı konudan dolayı ayrıcalık arz edenler hariç olmak üzere bir sözleşme de yer alması gereken en önemli hususlar şunlardır:
 Sözleşmenin başlığı: Bu sayede ilk bakışta sözleşmenin tanınması, ne tür bir sözleşme olduğunun anlaşılması sözleşmenin tamamının okunmasına gerek kalmadan anlaşılabilir.
 Sözleşmenin tarihi: Sözleşmenin yapıldığı tarihin gereklidir.Tarihin sözleşmenin başına yazılması ile sonuna yazılması arasında bir fark yoktur. Tarihin önüne sözleşmenin yapıldığı yerin de yazılması faydalı olur. Tarih ve yerin, sözleşmenin sonuna imzalardan önce tekrar yazılması da mümkündür.
 Tarafların isimleri:Sözleşmelere, gerçek kişilerin ad ve soyadları, tüzel kişilerin ise tacir oldukları takdirde ticari unvanları dahil tam olarak adresleri ile birlikte yazılmalıdır.
 Sözleşmenin konusu: Tarafların hak ve yükümlülüklerine geçmeden önce, konunun belirtilmesinde fayda vardır. Konu sözleşmenin kısa bir özetidir.Burada, sözleşmede amaçlanan temel noktalar, ayrıntıya girmeden, anlaşılır ve sözleşmenin niteliğini ortaya koyacak şekilde belirtilmelidir.
 Tarafların hak ve yükümlülükleri: Sözleşmede, tarafların hak ve yükümlülükleri tereddüde yer bırakmayacak şekilde kaleme alınmalı ve bu bölümün, sözleşmenin konusunu takip etmesinde fayda vardır. Buraya sözleşmenin ifa edileceği yer ve zamanın da belirtilmesinde, yargılama usulüne ters düşmemek şartıyla, yetki şartına, yani çıkacak muhtemel uyuşmazlıkların nerede çözüleceğini belirten hükümlere de yer vermekte fayda vardır. Ayrıca tarafların isteğine göre tahkim şartı da sözleşmede yer alabilir.
 Sözleşmenin yerine getirilmemesinin müeyyideleri ve cezai şart: Hukukumuz, bu gibi hükümlere, kanuna, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı nitelikte ve imkânsız olmadığı sürece izin vermektedir.
 Sözleşmede yer alan yükümlülükler karşılığı taraflarca verilecek teminatlar: Bu teminatlar, şahsi veya ayni (maddi hak) olabilir. Uygulamada en çok karşılaşılan tür kefalettir. Menkul veya gayrimenkul rehinine de başvurulabilmektedir. Sözleşmenin en azından kefalet ilişkisi ile desteklenmesi, tarafların edimlerini yerine getirmeleri sırasında daha huzurlu olmalarını sağlar.
 Sözleşmenin sonuna tarafların ad ve soyadları yazılmalı ve sözleşme taraflarca imzalanmalıdır: Tarafların imzalamasından önce sözleşmenin kaç nüsha olduğu belirtilmelidir. Sözleşme el ile yazılabileceği gibi, bilgisayar, daktilo veya diğer yazı araçları ile de yazılabilir. Ancak, imzaların kesinlikle el ile atılması gereklidir. Sözleşme bir sayfadan daha fazla ise, tarafların diğer sayfaları da paraflamaları yerinde olur. Eğer sözleşme ile sadece bir tek taraf yükümlülük altına giriyorsa bu durumda, bu tarafın imzasının sözleşmede yer alması zorunludur. Diğer tarafın ise zorunlu olmadığı hâlde, sözleşmeyi imzalamasında bir sakınca yoktur.
 Özellikle teknik hususları içeren sözleşmelerin yapıldığı durumlarda, bu sözleşmeyi tamamlamak, teknik hususları açıklamak üzere sözleşmeye bazı bilgi ve belgelerin eklenmesi gerekebilir. Bu bilgi ve belgeler sözleşmenin en sonuna adedine göre ek veya ekler başlığı ile eklenmelidir. Birden fazla ek bulunması durumunda bu eklerin numaralanması ve her bir ekin başına kısaca konusunun yazılması, sözleşmenin açıklık ve anlaşılırlığının sağlanması bakımından önemlidir. Zorunluluk olmasa da bu eklerin taraflarca imzalanmasında fayda vardır.
Özel konulu çekimler için, çekim yapılacak ortam, konu ve ürün ile ilgili başvuru dilekçesi hazırlanmalıdır. Hazırlanan dilekçe ilgili kuruma ve kişilere imzalı olarak sunulmalıdır. Çekim onayı alındıktan sonra çekim organizasyonu yapılmalıdır. Verilen izin doğrultusunda, yetkililerin rehberliğinde veya görevlendirilecek personel nezaretinde çekim gerçekleştirilir. Çekim yaparken iznin öngördüğü koşullar göz önünde bulundurulmalıdır. İzin belgesinin içeriği hakkında çekim yapılan ekip bilgilendirilir, iznin gerekli şartları hakkında açıklama yapılır.



Bazen bizim için çekimi normal gibi görünen mekânlar ve kişiler aslında çeşitli nedenlerden stratejik konuma sahip olabilir ve izin alınamayabilir.
Askeri bölgelerde çekim yasağı herkes tarafından bilinir. Ancak bazen fabrikalar, özel mekânlar, barlar, diskolar ve hatta restoranlar bile izin vermeyebilir. Örneğin bir restoran müşterilerini rahatsız edilmemesi için izin vermeyebilir.  Çevre kirliliği nedeniyle basınla başı dertte olan bir fabrikanın arka bahçesinde fabrikayı görmeden çekim yapmak isteseniz bile izin alamayabilirsiniz.
Yeni kanunlara göre bir kişinin izni olmadan fotoğrafının çekilmesi yasaktır. Mutlaka izin almanız gerekir. Örneğin plaj genel olarak çekilebilir fakat plajdan güneşlenen bir kişinin tek başına fotoğrafı izinsiz çekilemez. Bir kişiyi yüzü tanınacak biçimde çekmek için izin almak gerekir.


Örneğin bir köyde çekim yapılacaksa önce çekim konusu olan kişilerle konuşulup izin alınmalı, köydeki jandarma karakolu ve muhtardan da yazılı izin talebinde bulunulmalıdır.

Çekimi yapılacak her kişi için " .....kişiye / kuruluşa belirtilen yerlerde fotoğraflarımın çekilmesine / kullanılmasına izin verdim" şeklinde hazırlanacak bir sözleşme imzalatılmalıdır.

Bir şehrin sokaklarında çekim yapmak için valiliklerden, bahçe park gibi alanlarda çekim yapmak için de çekimin yapılacağı semtteki belediyelerden, müze, ören yeri gibi tarihi yerler için bağlı bulunduğu Kültür ve Turizm il Müdürlüğünden, anıtsal özellik taşıyan yapı, bina vb. için Anıtlar Yüksek Kurulundan, askeri bölgelerde o bölgenin Garnizon Komutanlığından, okul vb. kamu kurumları için de valiliklerden izin almak gereklidir.
Çekimlerin sağlıklı yürüyebilmesi için alınan bu izinlerin yazılı olması ve çekim sırasında fotokopilerin yanınızda bulundurulması gerekir.
İçeriğe dön